The Witcher 3: Wild Hunt Hakkında

RPG oyunlarından hoşlananların uzun müddettir merakla beklediği The Witcher 3: Wild Hunt‘ta serideki ana karakterimiz olan yaratık avcısı Geralt‘la çıkacağımız son serüven destansı bir hikayeyle bizlere sunulmuş vaziyette. İkinci oyuna mukayese et 30 kat daha büyük bir haritayla karşımıza çıkan The Witcher 3: Wild Hunt sunduğu 80 saatlik senaryo oynanışıyla da dikkatleri üzerine çekmeyi muvaffak olan bir yapım olmuş.

The Witcher 3 Wild Hunt İnceleme

Oyuna ilk girdiğimizde, diğer Witcher oyunlarından da alışık olduğumuz son derece sade bir menü ile karşılaşıyoruz. Bu menü aracılığı ile şayet Witcher 2‘yi oynadıysanız save dosyalarınızı upload ederek oyunun ilerleyişinde ufak farklıklar gerçekleştirebiliyorsunuz.  New Game seçeneğine tıkladığınızda ise, uçsuz bucaksız haritası,  bitmek bilmeyen görevleri ve toplamda 200 saati aşan oynanış müddetine sahip olan The Witcher 3 Wild Hunt maceranız başlamış oluyor.

The Wither 3 Wild Hunt‘ta aslında 3 değişik ana senaryo bulunuyor. Oyuna ilk girdiğimizde önümüze gelen sinematikte, Geralt‘ın büyük aşkı Yeneffer‘ı bir çatışmanın ortasında oradan kaçarken görüyoruz. Sonradan araya giren görüntülerle anlıyoruz ki, Geralt kısa müddet önce kaybolan Yeneffer‘ın müsaadesi sürüyor.

Sonrasında giren ara videoda ise kendimizi Yeneffer‘ın yanında buluyoruz. Tam kendi kendimize ne oluyor, neden buradayım gibi sualleri soracakken aslında bunun bir düşten ibaret olduğunu anlıyoruz. Bu düş bölümünde oyun içerisinde kullanabileceğimiz aksiyon ve kavga et mekanikleri kolay bir eğitim turuyla bizlere sunuluyor.

Gerçek Macera Başlıyor

Geralt rüyasından uyandığında ise gerçek maceramız start alıyor.

The Witcher 3‘te serinin ikinci oyununu oynayanların son derece bildik oldukları bir sistem mevcut. Yeniden aynı Assassins of Kings‘te olduğu gibi iksirler hazırlıyor, kılıçlarımızı yağlıyor ve yeri geldiğinde meditasyon yapıp bol bol savaşıyoruz.

Geralt, ikinci oyunda kaybettiği yaratık avcısı ruhunu üçüncü oyunla beraber geri kazanıyor. Assassin’s of Kings‘i oynayanlar az çok anımsayacaktır. İkinci oyunda Geralt, yaratık avcısından ziyade siyasetçilere yardım eden bir diplomat gibi görev yapıyordu. Wild Hunt’ta ise bolca yaratık avladığımız bir çok ana ve yan görevler bizleri bekliyor.

The Witcher 3 Wild Hunt‘ı türevlerinden ayıran en ehemmiyetli özelliği ise bizlere tamamiyle yaşayan bir dünya sunuyor olması. Bu dünya içerisinde dinamik hava koşulları, gece gündüz döngüsü ve aktif ekonomi bağı oyuna bambaşka bir renk katıyor.

İkinci oyundan değişik olarak karşımıza çıkan aktif ekonomi bağı ille pazarlarda etkileşime geçeceğimiz ürünlerin ücretleri dinamik bir hal alıyor. Başka bir deyişle bugün 3 kuruşa aldığınız bir nebat özü, mevsimsel koşullara ve o bölgede gerçekleşen çatışmalara bağlı olara yarın 10 kuruşa yükselebiliyor.

The Witcher 3 Wild Hunt‘ta aynı ilk iki oyunda olduğu gibi iksirler ve yağlar bizim için hayati ehemmiyet arz ediyor. Şayet önceden Witcher oynadıysanız, karşınıza çıkan yaratıklara pata küte dalmamanız gerektiğini zati biliyorsunuzdur. Ama biz yeniden de anımsadalım. Witcher‘da şayet bir yaratıkla kavga edecekseniz ve bu yaratıkta boss olarak deyim ettiğimiz devasa yaratıklardan biriyse, öncelikle yapmanız şart olan şey bu yaratık ile ilgili bilgi toplamak olmalıdır.

Bilgi toplama ile ilgili oyuncuları zahmete sokmak istemeyen Projeckt Red ekibi, The Witcher 3‘te son derece geniş bir yaratık ansiklopedisine yer vermişler. Bu ansiklopedi sayesinde karşılaşacağınız yaratığın ne gibi zayıflıkları olduğunu öğrenebiliyor ve ihtiyaç duyulan karışımları içip, kılıcınızı belirtilen yağlarla yağladıktan sonra canavarın karşısına çıkmaya hazır hale geliyorsunuz.

Yeri gelmişken belirtelim, oyundaki gelişmiş simya sistemi sayesinde son derece geniş bir iksir ve yağ yelpazesine sahibiz. Bu vaziyet avantaj gibi görünse de farklı iksirler içip, yüzlerce farklı ot toplamak bazen fazlasıyla vakit alabiliyor.

Gelişmiş Simya ve Crafting Sistemi

Simya sistemini ikinci oyuna göre biraz daha geliştiren yapımcılar, crafting sistemini de unutmamışlar. Kendimize yeni zırhlar, silahlar ve ekipmanlar yapmamızı sağlayan crafting sistemi, yenilenen ara yüzü ve daha da derinleştirilen kombinasyon seçenekleriyle bir hayli kullanışlı bir formata dönüşmüş.

Hasılı eğer karşılaşacağınız rakibi evvelce iyi bir şekilde çözümleme eder, simya ve crafting sistemini randımanlı bir şekilde kullanırsanız Witcher 3‘ü zorlanmadan bitirebilirsiniz.

Aynı zamanda yeri gelmişken oyundaki zorluk düzeylerine de bir değinelim. The Witcher 3 Wild Hunt‘ta 4 farklı zorluk düzeyi bulunuyor. Bu zorluk düzeyleri arasında uçurumlar olmasa da, kimi keskin geçişlerin mevcut olduğunu söylemek olası. Sözgelişi 2. düzeyde zorluk düzeyini seçtiğinizde var olan meditasyonla sıhhat barını doldurma özelliği, 3. düzeydeki zorluk düzeyinde tamamiyle ortadan kalkıyor. Bu vaziyette oyun sizin için biraz değil, fazlasıyla zorlaşmış oluyor.

Oyun içerisinde şayet sağa sola fazla takışmazsanız daimi meditasyon yapıp sıhhat barınızın dolmasını beklemenize de gerek kalmayacaktır. Şöyle ki Witcher 3‘te haritanın bir ucundan diğer ucuna gitmenin dahi takriben olarak 40 dakika sürdüğü devasa bir dünyaya sahip olduğumuz için, karşımıza envai çeşit yaratık çıkıyor. Bu yaratıklara takışmadan geçebileceğimiz gibi hepsini liğme liğme edip yolumuza o şekilde de devam edebiliyoruz.

Bu iki durumun kendine göre avantaj ve dezavantajları mevcut. Sözgelimi, size saldıran yaratıkları görmezden gelip es geçerseniz, sağlık barınızda bir azalma olmayacak, dolayısıyla gerçek rakiplerinizle karşılaşmadan önce barınızın dolması için yapacağınız meditasyon süreciyle zaman kaybetmeyeceksiniz. Bu durumun dezavantajı ise görev dışı dövüşler yapmadığınız için yeterli düzeylere erişemeyecek ve oyunun ilerleyen bölümlerinde fazlasıyla zorlanacaksınız.

Tam ters durumda ise başka bir deyişle önünüze çıkan her yaratığa yapıştığınızda, düzeyiniz hızlı bir şekilde artarken, girdiğiniz mücadelelerde azalan sıhhat barınızı doldurmanız için meditasyon ile zaman kaybetmek zorunda kalacaksınız.

Bu yüzden kesip biçeceğiniz yaratıklar ile ilgili orta yollu bir taktik izlemeniz gerekiyor. Böylelikle hem levelınızı yeterli düzeyde tutabilir, hem de meditasyonla fazla vakit kaybetmemiş olursunuz.

Türevlerinden Üstün Bir Kavga et Sistemi

Hazır laf kesip biçmekten açılmışken, The Witcher 3: Wild Hunt‘ta ki kavga et sistemine de bir değinelim. Şunu baştan belirtelim, şayet Witcher‘dan Batman veyahut Assassin’s Creed gibi mutlak aksiyon oyunlarında gördüğünüz dövüş sistemini bekliyorsanız, boşuna beklemeyin.

The Witcher 3‘te türevi oyunlara kıyasla daha kapsamı geniş bir dövüş sistemi bulunuyor. Sözgelimi bir Dragon Age‘le kıyasladığımızda, Geralt‘ın kombinasyon sayısının çok daha fazla olduğunu kolayca söyleyebiliriz. Ayrı olarak, karakterimizin kullandığı silaha göre farklı kombinasyonlar üretmesi de dövüş sisteminin bir diğer artısı olarak ön tasarıya çıkıyor.

Geralt‘la dövüşürken, salt adale gücünden ziyade onun sahip olduğu hislerden ve büyü güçlerinden de faydalanmanız gerekiyor. Mesela üzerinize gelen kalabalık bir yaratık grubuna karşı önce bir ateş saldırısı yaparak, grubun yanmasını sağlayabilir ve aynı zamanda savunmasız olanlarını alaşağı edebilirsiniz. Kalabalık gruplarla salt kas gücüyle dövüşmeye kalktığınızda, aynı anda gelen sağlı sollu saldırılar sizi bir hayli zor durumlara sokabilir. O yüzden siz siz olsun, efsungerin bütün nimetlerinden yararlanmayı savsaklamayın.

Kavga etle alakalı olarak değineceğimiz son konu ise Geralt‘ın kabiliyet ağacı. Bu kabiliyet ağacı 5’li kombinasyonlarla ilerleyen son derece geniş bir muhtevaya sahip. Başka bir deyişle oyunu oynayacağınız takriben olarak 100 küsür saatlik müddet süresince açılmayı bekleyen bir çok kabiliyet sizi bekliyor olacak.

Şimdiyse gelelim, daha Witcher 3 çıkmadan oyun gündeminin doruğuna yerleşen devasa haritamıza. The Witcher 3 Wild Hunt‘ta sahiden çok büyük bir açık dünya haritası bizleri bekliyor. Mevzubahis böylesine büyük bir harita olunca insanın aklına ister istemez uzak yerler arası mesafelerin nasıl aşılacağı suali geliyor. Yapımcılar böylesine büyük bir harita yaparken, oyunculara erişimle alakalı bir iki ufak kolaylık sağlamayı da savsaklamamışlar.

Witcher 3‘te haritada ehemmiyetli bir erişim koridoru olarak görülen nehirler üzerindeki sandalları kullanabilir, çağırdığınızda her daim size koşa koşa gelen atınızla 4 nala gidebilir ve en ehemmiyetlisi ziyaret ettiğiniz yerlerdeki hızlı yolcu noktalarını açarak bir noktadan diğerine saniyeler içerisinde gidebilirsiniz.

2015’in En İyi Oyunlarından

Ana görevlerinizin yanında bu yaşayan dünya da bir hayli yan görevin sizi beklediğini belirtelim. Haritanızda görünmese bile yol üzerinde rastladığınız bir yabancı, sizden onun için birkaç yaratık öldürmenizi isteyebiliyor. Yapımcılar yan görevlerde yaşanabilecek curcunayı önlemek için level sistemini bu bölüme da entegre etmişler. Yani yan görevi yapabilmek için, belirtilen levelde olmanız gerekiyor. Bu durum aslında görevin zorluğu içinde bir emare olmuş. Çünkü yan görevlerde level sistemi olmasaydı, gücünüzün yetmediği bir görev için boşu boşuna saatlerinizi harcayabilirdiniz.

Witcher 3‘teki yan görevler genel itibari ile yaratık avlamaktan, birilerini kurtarmaktan ya da kayıp bir eşyayı bulmaktan ibaret oluyor. Bu yan görevler çok büyük oranda olmasa da ana hikaye üzerinde de tesirli oluyor. Sözgelimi yan görevlerden birinde yardım ettiğiniz bir kişi, oyunun ilerleyen bölümlerinde ana hikaye bazında karşınıza çıkıp sizi doğru ya da yanlış olarak yönlendirebiliyor.

The Witcher 3: Wild Hunt‘ta oyun ilerleyişinizde yaptığınız en ufak bir seçenek bile senaryonun ilerleyen bölümlerinde sizi bambaşka yerlere götürüyor. O yüzden yaptığınız tercihleri anlık olarak değil, geniş olarak düşünmeniz ilerleyen bölümlerde sizin faydanıza olacaktır.

Son olarak The Witcher 3‘ün grafik ve ses özelliklerinden de söz edelim. Gücünü Red Engine 3‘ten alan The Witcher 3 Wild Hunt, oyunculara son derece kaliteli görseller sunuyor. Karakter ayrıntılandırmaları ve nesne kaplamaları gerçeğe hayli yakın bir oyun atmosferi yaratıyor. Bu atmosfere eşlik eden müziklerin de özenle seçildiğini söylemek olası. Arka fonda çalan müzik, o an yaşadığınız duygu yoğunluğuna göre farklık gösteriyor. Mesela, Geralt‘ın hiddetli olduğu anlarda arka fonda sert müzikler çalarken, bir bayanla yakınlaştığınızda ya da yakınlaşmak istediğinizde ise müzik otomatikman romantiğe bağlıyor.

Netice olarak The Witcher 3: Wild Hunt, oyunculara defaatle oynanabilecek bir senaryo ve saatlerce başından kalkamayacağı bir macera sunuyor. Eğer RPG oyunlarına özel bir alakanız varsa ya da bu türe bu günlerde başlamayı düşünüyorsanız, bu oyun netlikle The Witcher 3 Wild Hunt olmalıdır. Başka bir incelemede görüşmek üzere hoşçakalın.

Yorumlar

Yorum Yaz

Değerlendirme yapınız 1-5 arası!

Bizden haberdar olmak ister misiniz?


Copyright 2018, Profesyonel Firma Rehberi-Firma tanıtımı-Ürün Tanıtımı