Saç Derisi Bakımı Hakkında

Saç derini görememen onun var olmadığı veya kendi kendine bakım yapabileceği anlamına gelmiyor.

Saç derisi son dönemlerde dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ve saç derisine bakım yapan ürünlerle tanışmaya başladık. Bunda, saç derisi problemleri yaşayan kişi sayısının oldukça fazla olmasının da payı büyük. Her dört kişiden biri kepek problemi olduğunu kabul ediyor. Google Internal Search Data verilerine göre, “kuru ve kaşıntılı saç derisi” hakkında yapılan Google aramaları 2017 yılında yüzde 310 artış göstermiş. Bir zamanlar çirkin şişelerde satılan keskin kokulu eczane solüsyonları ise şimdi en popüler içeriklerle hazırlanarak, yeni tasarımlarla karşımıza çıkıyor. Artık hepimizin banyosunda en az bir tane doğal içerikli saç bakım ürünü bulmak mümkün.

 

SAÇ DERİNİ TANI

Yapısal olarak yüz derisine benzeyen saç derisinin, o kadar saç telinin altında çok daha iyi korunuyor olması gerekmiyor mu? Ne yazık ki hayır. Saçın ve saç derin tahmin ettiğinden çok daha fazla olumsuz etkiye maruz kalıyor. Saç Bakım Uzmanı Ian Sallis, “Günlük olarak kullanılan ürünlerin içeriğindeki kimyasallar gittikçe çoğaldığından, artık cildi hassaslaştıran katkı maddelerine çok daha fazla maruz kalıyoruz” diyor. Ayrıca insanlar günlük olarak saç yıkamak yerine kuru şampuan kullanmaya başladığından beri, saç bakımı ritüelleri iyice kafa karıştırıcı bir hâle geldi. Bunlara ek olarak bir de sürekli baş etmeye çalıştığın günlük stres var. Yüksek seviyelere çıkan kortizol hormonunun yüzde sebum oluşumunu arttırması veya kuru bölgeler oluşmasını tetiklemesi gibi sorunlar, saç derisinde de meydana gelebiliyor. Yağlı saç dipleri, kepek, kaşıntı ve kuruluk ise bu durumun belirtileri arasında yer alıyor.

Saçın ne kadar kalın telli ve sağlıklı olursa olsun, saç derine yerleşip doğal koruma kalkanını yok ederek; kuruluk, irritasyon, enflamasyon ve hatta saç dökülmesine neden olan dış etkenlere karşı koruma sağlayamaz. Neyse ki cilt bakımı meraklıları, hava kirliliğinin olumsuz etkileri hakkında bilinçliler: L’Oréal, saç derisini temizleyici ürünler arayan tüketicilerinde yüzde 41 oranında bir artış olduğunu belirtiyor.

 

Saçını boyatmak, saç derisini nasıl etkiliyor? 

Saç derisinin kalitesini olumsuz etkileyen bir diğer faktör ise saçını boyatmak. Özellikle boya öncesi renk açıcılar kullanılırsa, bu etki artıyor. Silikon, sodyum loril sülfat ve mineral yağlariçeren ürünler de (yani neredeyse tüm şampuan, saç kremi ve serumlar…), gözenekleri tıkadıkları ve saç derisinin nefes almasını engelledikleri için kötü bir üne kavuşmuş durumdalar. Kuru şampuanı bile dikkatli kullanmak gerekiyor. Saç Tasarımcısı Christophe Robin, “Sen uyurken cildin her şeyi emer ama aynı zamanda nefes alması gerekir. Bu nedenle saçında kuru şampuanla uyumak iyi bir fikir değil” diyor. Yani ideal senaryoya göre her gece yatmadan önce saçını yıkaman gerekiyor -tıpkı her gece yatmadan önce makyajını temizlemen gerektiği gibi. Saç Onarım Danışmanı Dr. Irum Khan ise şampuanlama sıklığının sebum üretimini etkilemediğini belirtiyor: “Saçı düzenli yıkamak, ürün bileşenlerinin cilde daha kolay nüfuz edebilmesini sağlıyor.”

 

Yaşlanmak, saç derisinin yapısını değiştiriyor

Aynı derecede önemli olan bir diğer faktör de yaşın. Dr. Khan, “Yaşlanmak saç derisinin yapısını değiştirerek, kolajen üreten bağ dokuların bozulmasına neden olur” diyor. Kolajen eksikliğiyüzüne ince çizgiler ve kırışıklıklar şeklinde yansırken, söz konusu saç derisi olduğunda ise saç köklerinin zayıflamasına sebep oluyor. Bunun sonucu olarak da her duştan sonra, banyo giderini dökülmüş saç telleri ile kaplı hâlde buluyorsun.

Biraz daha kalın ve daha fazla yağ bezine sahip olması dışında, saç derinin yüzündeki deriyle birebir aynı olduğu ikna edici bir argüman. Bu yüzden saç derisine özel cilt bakım ürünlerinin güzellik endüstrisi tarafından ortaya atılan yeni bir pazarlama metodundan fazlası olduğunu söyleyebiliriz. Kingsley buna katılıyor: “Saç ve saç derisi, yüz ile aynı dış etkenlere maruz kalıyor. Bu durumda neden yüzümüze uyguladığımız bakımın aynısını ona da uygulamayalım ki?”

 

BAKIM RİTÜELLERİNİ ÖĞREN

O hâlde işe nereden başlıyoruz? Yol göstericin, cilt bakım rutinin olabilir. Dr. Khan, her ürünün saç derisi ve yapısını temizlemek, beslemek ve en iyi hâle getirebilmek için belli bir görevi olduğunu söylüyor: “Şampuan ve saç kremi temizleme, saç derisini ve saç tellerini hazırlama görevi görürken; peelingler saç derisini kir kalıntılarından arındırarak detoks etkisi sağlar. Bu da kepek ve dökülme gibi problemlere karşı saçını besleyen maske, yağ ve serumların daha etkili olmasına yardımcı olur.”

Hâlihazırda banyo dolabında bulunan cilt bakım ürünleri ile epey bir benzerlik olsa da, saç köklerini yüz kremleriyle beslemeye çalışmak mantıklı bir yöntem değil tabii ki. Evet, ürün içerikleri aşağı yukarı aynı; fakat bileşenlerin formül ve yoğunlukları saç köklerine zarar vermeden kalın saç derisine etki edebilmesi için değişiklik gösteriyor. Mesela cilt güzelliği için favori ürünlerden biri olan salisilik asite, kepeği önlediği için çoğu saç derisi ürününün içeriğinde rastlayabilirsin. Fakat saç derisine özel ürünlerdeki salisilik asit yoğunluğu, yüz serumuna kıyasla çok daha yoğundur. Bioxcin Aqua Thermal Yoğun Kepek Karşıtı Şampuan DS(200 ml, 59,90 TL; eczanelerde), yeterince salisilik asit içeriyor. Cilt bakımı ürünlerinde çok kullanılan ve saç bakımı için uyarlanan bir diğer bileşen de kolajen üretimini arttıran niasinamid. Ducray Neoptide Losyon’un (3×30 ml, 159,90 TL, eczanalerde) içeriğinde bulabilirsin.

Hyalüronik asit ise cildin için olduğu kadar saçın için de harika bir nemlendirici. Dr. Khan bu içeriğin, moleküllerin saç korteksine girerek saçın yapısını güçlendirmesini sağladığını belirtiyor.

Doğal bileşenler de saç derisi bakımında büyük bir rol oynuyor. London Labs’e göre problemsiz bir saç derisi için en etkili doğal içerik, frenk inciri çekirdeği yağı. London Labs’in kurucu ortağı Defaf Alamri, “Soğuk sıkım yöntemi ile elde edileni, cildin doğal yağlarına çok benziyor. Frenk inciri çiçeğinden elde ettiğimiz bir peptid ise hücre yenilenmesini arttırıyor. Bu klinik olarak kanıtlandı” diyor. Sallis, bu tarz doğal çekirdek bazlı solüsyonların piyasayı gittikçe çevre dostu ürünlere yönelteceğini ümit ediyor. Ancak saç derisi problemleri için en etkili ürünlerin hâlâ tıbbi solüsyonlar olduğunu düşünüyor.

 

YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAP

Doğru uygulama teknikleriyle saç derisi bakımını daha etkili hâle getirebilirsin. Bu teknikler ise umduğun gibi 30 saniyelik bir yıkama-durulamadan ibaret değil. Leonor Greyl’in baş danışmanı Masa Ohta, “Saçı yıkamaya ek olarak, saç derisine masaj yapmaya da belli bir süre ayırmalısın”diyor ve izleyeceğin yolları anlatıyor: “Masaj yapmaya saçın kuruyken başla. Ellerini saç derinde gezdir ve derin baskı uygulayarak masaj yap. Saç derin saç telleri ile kaplı olduğu için fark edemeyeceksin ancak bu masaj kan dolaşımı arttırdığı için saç derin biraz kızaracak. Sonrasında ise saç derine ve saçının üst kısımlarına şampuan uygulayabilirsin. Üç ila beş dakika bekledikten sonra saçını durula ve saçın uç kısımlarına maske uygula. Yeniden masaj yapmaya başla. Saçı elinle karıştırarak yıkamak hiçbir işe yaramaz. Saç tellerini genişletmek ve ürün içeriğinin saç telinin orta tabakası olan kortekse nüfuz etmesini sağlamak için ellerinle ürünü iyice yedirmelisin. Derin doku masajı konseptine paralel bir uygulama yapıyor olacaksın.”

Saç derini harekete geçirmen gerektiğini savunan tek kişi Ohta değil. Geçtiğimiz sene Aveda markası, Pramasana serisiyle birlikte, şampuan, besleyici bakım ve peeling fırçası içeren bakım ürünleri sunmaya başladı. Peeling fırçası, ilmek yapılmış uçları sayesinde kan dolaşımını hızlandırırken, saçındaki kirlerden de kurtulmanı sağlıyor. Saç derin için uyguladığın bakımın daha etkili olmasını istiyorsan, fırçalama işlemini saç derin hâlâ kuruyken yapmalısın. Kuaför salonunda uygulatabileceğin saç derisi bakımları da var: Kerastase Specifique serisi, kepek, saç derisi hassasiyeti ve dökülme problemlerini Micronizer gibi saç derisi kürleri ile ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Saç hangi sıklıkla yıkanmalı? 

Hâlâ hemfikir olunamayan konu ise, bu yeni saç derisi bakım ritüelleri ile birlikte saçı hangi sıklıkta yıkamak gerektiği… Fransızlar saç derilerinin tahriş olmaması için saçlarını haftada bir kere yıkamayı tercih ediyor. Kingsley ise terlediğini, sebum salgıladığını ve 7/24 deri hücreleri döktüğünü göz önünde bulundurarak (özellikle de çok egzersiz yapan biriysen), saçını her gün yıkamanın ideal olduğunu belirtiyor. Birçok uzmanın ideal olan yıkama sıklığını “iki günde bir” olarak belirlediğini de ekleyelim.

Sallis, bahsettiğimiz tür bakımların gereklilikten çok kişisel seçime bağlı olduğunu söylüyor: “Cilt bakımı yaptırmaya ne kadar zorunluysan, saç derisi bakımı yaptırmaya da o kadar zorunlusun. Kısacası sen bakım yaptırmak istiyor olabilirsin ama saç derinin illaki özel bir bakıma ihtiyacı yok.” Bakım yapmaya başladığında ise, yeni alışkanlıklarının saç derine etki etmesi için en azından tam bir deri döngüsü (yaklaşık 28 gün) geçmesi gerekiyor. Yine de bazı yatıştırıcı serum ve bakım konsantreleri anında etki gösterebiliyor.

Kararını vermeden önce, sağlıklı ve gözenekleri açık bir saç derisinin saçında yaratacağı harika etkileri (yumuşaklık, ışıltı, dolgunluk, saçın kırılma ve dökülme riskinin azalması) de göz önünde bulundur. Mucizevi aktif bileşenler saçına çok iyi gelecek!

Yorumlar

Yorum Yaz

Değerlendirme yapınız 1-5 arası!

Bizden haberdar olmak ister misiniz?


Copyright 2018, Profesyonel Firma Rehberi-Firma tanıtımı-Ürün Tanıtımı